|  | 

Spor Gündemi

Küçük Günahlar

Adana’da yapış yapış bir yaz gecesinde aniden dişimde inanılmaz acıyla uyandım. Hatırladığım kadarıyla oniki onüç vardım yoktum. Canım annem ağlamama koşturup neyim olduğunu öğrendiğinde hemen bir karanfil verip sabaha kadar idare etmemi söylemişti. Galiba işe yaramış ki uyuyakalmıştım.

Ertesi sabah babam erkenden diş doktoru arkadaşı Yücel amcaya götürdü. Sıramızın gelmesini beklediğimiz odada diğer hastaların konuşmalarını dinlerken nasıl da acı çektiklerini duyunca korkmaya başlamış, acaba çok canım yanacak mı diye kara kara düşüncelere dalmıştım. Tabi arada farklı dialoglar da işitiyordum. Derken sıramız gelip içeri girdikten sonra o kadar da korkmama gerek olmadığını anlamış içim rahatlamıştı. Ufak bir operasyonla sıkıntıdan kurtulmuştum. İşte ilk diş ağrım bu şekilde atlatılmıştı.

Aradan epey zaman geçmiş, hayatta değişik deneyimler edinmiş; okul, sınav, tekrar sınav, mezuniyet, iş kaygısı, işte kalma kaygısı derken bir gece ansızın yine bir diş ağrısıyla uyanıverdim. Bu sefer evde yalnızdım ve karanfil yoktu. Ben de bir ağrı kesici yutuverdim; acım diner umuduyla.

Sandığım gibi olmadı; uykum çoktan firar etmişti. Acıdan inliyor, erkenden sabah olsun diye dua ediyordum. Sonra birden ne günah işledim de bunu çekiyorum gece gece dedim. Bu da nerden çıkmıştı değil mi? Bir yandan da neden bunu düşündüğümü düşünmeye başlamıştım.

Bizler gerçekten garip yaratıklarız. O zaman böyle düşünmüştüm; çünkü ilk diş doktoruna gittiğimiz de bekleme odasındaki bir kadın yanındaki genç kıza:’’Ya bak gördün mü! demiştim sana; dünyadaki küçük günahların cezasıdır diş ağrısı diye!’’

Gerçekten öyle midir acaba yoksa sadece diş ağrısının ne kadar acı verebileceğini anlatan bir benzetme midir? Ya da buradan çıkarılacak olan çocukken duyduklarımızın etkileri midir? Ya da ufacık olaylarda dahi yaptığımız yanlışlardan ötürü vicdanımızı rahatlatma şekli midir? Ve hala düşünüyorum ara sırada olsa ‘Nedir benim küçük günahlarım?’

kucuk-gunahlar

ABOUT THE AUTHOR

POST YOUR COMMENTS